Gönderen: munzurcan | Ocak 6, 2007

Türkiye’de terör pazarlığı

21854.jpgCHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, Türkiye’nin bir yabancı ülke ile terör örgütü arasındaki müzakerelere ev sahipliği yapma yolundaki haberlerin çok kaygı verici olduğunu söyledi.

“Bu bilgi doğru ise hükümeti kınıyoruz” diyen Öymen, “Türkiye, hiç bir zaman topraklarını terör örgütleriyle müzakere için kullandırmamalı. Türkiye,
terör örgütlerinin kol gezdiği bir toprak görülen bir ülke olmamalıdır. Bu konuyu meclise getirip peşini bırakmayacağız” dedi. //

Gönderen: munzurcan | Ocak 6, 2007

MSB’den ‘F-16′ Açıklaması

f_16_b.jpgMilli Savunma Bakanlığı’ndan F-16 açıklaması…Bakanlık, F-16 modernizasyon projesi kapsamında yerli sanayi imkan ve kabiliyetinde olan hiçbir mal ve hizmetin, Amerikan firmalarından temin edilmediğini bildirdi.

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin kendi ürettiği F-16 uçaklarını yenileyemeyecek duruma düştüğü ve uçakların modernizasyonunu 800 milyon dolara Amerikan firmalarına ihale ettiği yönündeki haberler üzerine bir açıklama yaptı.

Açıklamada, anılan projenin, Amerikan hükümeti ile yabancı askeri satışlar kapsamında yürütülüp, anlaşmanın 26 Nisan 2005 tarihinde imzalandığı ve kamuoyuna duyurulduğu belirtildi.

F-16 modernizasyon projesi kapsamında yerli sanayi imkan ve kabiliyetinde olan hiçbir mal ve hizmetin Amerikan firmalarından temin edilmediğinin kaydedildiği açıklamada, “F-16 modernizasyon projesinde TAI ve diğer yerli savunma sanayi firmalarının kabiliyetlerinden azami istifade sağlanmaktadır” denildi.

Gönderen: munzurcan | Ocak 6, 2007

Doğu ve Güneydoğu’da Yoğun Kar

kar_b.jpgKar yağışı, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da etkisini sürdürüyor.Bazı ilçe yolları ile çok sayıda köy yolu ulaşıma kapandı. Türk Hava Yolları’nın Ankara-Van uçak seferi iptal edildi.

Kar kalınlığı, Muş’ta 75, Mardin’de 29, Diyarbakır’da 23, Batman’da 12 santimetreye ulaştı.

Kar yağışı nedeniyle Muş-Kulp-Diyarbakır, Varto-Karlıova, Mazıdağı-Derik, Midyat-Dargeçit, Mardin Ayrımı Savur, Şırnak-Eruh, Şırnak-Uludere yolları ulaşıma kapandı.

Muş-Güvenköy arasında mahsur kalan araçlar, İl Özel İdaresi ekiplerince kurtarıldı. Bölgede çok sayıda köyle de ulaşım sağlanamıyor.

Fırtınanın enerji hakil hatlarında yol açtığı arızalar nedeniyle Malazgirt’te 90, Bulanık’ta da 80 köye elektrik verilemiyor.

Van’da sabah saatlerinde başlayan kar yağışı nedeniyle, Türk Hava Yolları’nın Ankara-Van uçak seferi de iptal edildi.

Van Gölü’nün Çelebibağı sahilinin bazı kesimleri dondu.

Diyarbakır Meteoroloji Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Diyarbakır’da bu gece ve yarın (07.01.2007) muhtemel don olayına karşı vatandaşların tedbirli olmalarını istedi.

Bursa’nın Orhangazi ilçesinde 2, Zonguldak’ta da 1 kişi sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek hayatını kaybetti

Gönderen: munzurcan | Ocak 6, 2007

‘Irkçılık’ iddiası büyüyor

8693.jpg

The Guardian gazetesinde, Everton ile Newcastle United arasında oynanan maçta, evsahibi takım Everton’ın taraftarının Newcastle forvetlerinden Obafemi Martins’e ırkçı hakaretlerde bulunduğunu yazıldı. 

Gazete Newcastle takımı menajeri Glen Roeder’in ”Emre konusunun kapandığı” yolundaki iddialarına rağmen soruşturmanın sürdüğünü de belirtirken, Futbol Federasyonu’nun olayın taraflarına önümüzdeki Salı gününe kadar yazılı ifade vermeleri çağrısında bulunduğunu yazdı. Federasyon sözcüsü, Roeder’in söylediği gibi konunun kapanabilmesi için öncelikle olayın taraflarından gelecek yazılı ifadelerin değerlendirilmesi ve sonuca bağlanması gerektiğini söyledi. 

Gazete bu arada Emre’nin Evertonlu 3 futbolcuyla tartışmasının ardından penaltı atışını kullanan ve kaçıran Martins’in hangi noktada Everton taraftarının ırkçı saldırılarına hedef olduğuna dair bir bilginin ise henüz ortaya çıkmadığını bildirdi.  

Bu durumun ancak Newcastle United taraftarının yaptığı başvuruların değerlendirilmesiyle aydınlanacağını kaydeden The Guardian gazetesi,
her iki soruşturmanın da önümüzdeki haftalarda sürebileceğine işaret etti.

Gönderen: munzurcan | Ocak 6, 2007

Abdülhamit suikastına alet olan halı

49529.jpgDolmabahçe Sarayı, bugünlerde her biri farklı hikâyeye sahip ilginç bir halı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sanat tarihçisi Ayşe Fazlıoğlu’nun iki yıllık gayretleri sonucu tespit edilerek Aksaraylı ustalara tamir ettirilen 100 halı, vatandaşların ziyaretine açıldı.

19. yüzyılı günümüze taşıyan halıların arasında Sultan Reşad ve II. Abdülhamit’e hediye edilen halıların yanı sıra Atatürk’ün hastalığı döneminde kullandığı ipek halı da bulunuyor. Ziyaretçilerin beğenisine sunulan ve 2. Abdülhamit’e hediye edilmek için dokunan bir halı ise çarpıcı hikâyesiyle dikkat çekiyor.

Konya’ya sürgün edilen yazar Ebüzziya Tevfik, kendisini sultana hatırlatmak ve affettirmek ümidiyle daha sonra ‘suikast halısı’ olarak adlandırılacak olan bu halıyı dokutmuş. Tevfik, tasarladığı duvar halılarının en büyüğü olan bu eserin üzerine ‘Yüce Sultan II. Abdülhamit Han, Allah mülkünle daim etsin’ yazdırmış.

Serginin koordinatörü Ayşe Fazlıoğlu’nun yaptığı araştırmaya göre, 160×326 santimetre ebadında olan bu yün halı, yine Konya’ya sürgün edilen Abdülaziz Kanevi’nin önderliğinde dokutulmuş.

Hatta halının dokunmasında Konya’nın ileri gelen ailelerinin kızları ve hanımları da çalışmış.

Sultan II. Abdülhamit’in, kendisine bir hediye getireni huzuruna kabul ettiğini bilen Kanevi, yazar Tevfik’in farklı bir amaçla dokuttuğu halıyı takdim ederken sultanı vurmayı planlamış.

Beline silahı takarak elinde halıyla Dolmabahçe Sarayı’na giden Kanevi, huzura kabul edilmeden önce üzeri aranınca silahı bulunmuş ve el konulmuş. Sultan Abdülhamit, dokuma ustasının amacını öğrenmesine rağmen Kanevi’yi huzuruna kabul etmiş. Hatta Kanevi, sultan tarafından halı dokuyanlara verilen ‘Atiye Kesesi’ni bile almış. Kanevi, sultanın yanından çıkar çıkmaz ‘tabanca ile huzura girmeye teşebbüsten’ tutuklanmış. Suikast planı yatan ve götürüldüğü hapishanede yaşamını yitiren Kanevi’nin girişimi Ebüzziya Tevfik’in de halıcılık faaliyetlerine son verilmesine sebep olmuş. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İttihad ve Terakki hükümeti, Kanevi’nin mezarını tespit ettirerek üzerine taş diktirmiş.

Sergi koordinatörü Ayşe Fazlıoğlu, suikast halısında ağırlıklı olarak yeşil rengin kullanılmasının iki amacının olabileceğini söylüyor. Peygamber Efendimiz’in sancaklarından birinin yeşil olmasının etkili olabileceğini dile getiren Fazlıoğlu, “II. Abdülhamit’e hediye edilmek için dokunan bu halıda yeşilin kullanılmasında sultanın halifelik sıfatına dayanarak kutsal bir anlam ifade edilmek istenmiş olabilir.” diyor. Halıyı dokutan Ebüzziya Tevfik’in farklı bir mesaj vermek istemiş olabileceğini de belirten Fazlıoğlu şöyle konuşuyor: “Bilim adamlarına göre yeşil, geçicilik ve kıskançlığı ifade eder. Belki de Ebüzziya Tevfik, bu rengi seçerek gizliden gizliye Sultan Abdülhamit’e iğneleyici mesajlarını ifade etmek istemiş de olabilir.”

Halılar dile gelse de konuşsa

25 Aralık’ta Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nda ziyarete açılan 57 halı, 10 Şubat’a kadar görülebilecek. 19. yüzyılda dokunan ve daha önce hiç sergilenmeyen eserler arasında Hereke, İran, Uşak, Fransız Aubusson, Gördes, Kula halıları ile seccadeler bulunuyor.

Gönderen: munzurcan | Ocak 4, 2007

Başbakan’dan MHP’ye afiş cevabı


Başbakan Erdoğan, bayrak konusunda kimseyle kendisini mukayese etmeyeceğini belirterek, ”Biz kafatası milliyetçisi değiliz ve kafatası milliyetçiliği yapanlarla hiçbir zaman bir ve beraber olmadık” dedi.

Üsküdar Emniyet Mahallesindeki konutundan öğle saatlerinde çıkan Başbakan Erdoğan, evinin karşısındaki esnafı dolaşarak, bayramlaştı ve hatırlarını sordu.

Başbakan Erdoğan, kendisini izleyen basın mensuplarıyla evinin karşısındaki börekçide bir araya geldi. Peynirli pide yiyerek açık çay içen Erdoğan, tok olduklarını söylemelerine karşın basın mensuplarına da börek ve çay ikram etti.

Önce basın mensuplarıyla sohbet eden Erdoğan, daha sonra Kurban Bayramı’nda billboardlarda yer alan Türk Bayraklı afişle ilgili olarak yöneltilen bir soru üzerine, ”Bunu kaydedebilirsiniz” dedi.

Erdoğan, bir gazetecinin, ”Kurban Bayramı’na ilişkin billboardlarda ‘Kurban Olam Ayına Yıldızına’ mesajınızın MHP tabanına yönelik bir mesaj olarak verildiği değerlendiriliyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine, şunları söyledi:

”Her şeyden önce bu yaklaşım tarzını çok çok çirkin buluyorum. Bu yaklaşımı gösterenler veya bu yorumu yapanlar demek ki Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımamışlar, AK Parti’yi hiç tanımamışlar. Önce onlara, AK Parti’yi ve Tayyip Erdoğan’ı tanımalarını tavsiye ederim. Ve benim geçmişimi çok iyi incelemelerini tavsiye ederim. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın geçmişini incelememiş, irdelememiş ve bundan bu kadar uzak yorum tarzını ilk defa görüyorum. Bir defa ay ve yıldızlı
bayrağımla ilgili kimseyle kendimi mukayese etmem. Benim ta imam hatip çağlarımdan itibaren şiir ve kompozisyon yarışmalarına varıncaya kadar, aldığım terbiyeye varıncaya kadar, aldığım edebi ‘edebiyatın edebisinden bahsediyorum’ terbiyeye varıncaya kadar, burada öncelikli bayrak yatar, vatan yatar. Bunu bir defa bilmelerini isterim. Araştırılırsa bunu görürler. Bunu okullardaki arkadaşlarıma sorarlarsa öğrenmeleri mümkündür. Bunun asla bir istismar yanı yoktur.”

Erdoğan, bir siyasi partinin genel başkanı olmasının yanında aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:

”Bayrak konusunu ifade ettiğim zaman istismar edilir endişesini de taşıyorum. Kaldı ki böyle bir bayramda bunu bayrağımızla bütünleştirmek suretiyle özellikle AK Parti olarak bu dönemde bir şey başlattık. Bütün belediyelerimizde, öncelikli AK Partili belediyelerde olmak üzere aldığımız kararlar, ‘şehirlerin yüksek yerlerine bayraklarımızı ışıklandırarak dikeceksiniz’ dedik. Bu çalışmalar büyükşehirlerde sürüyor. Artarak devam ediyor ve edecek. Niye? Çünkü bayrağı olmayanın vatanı olmaz. Vatanı olmayanın da zaten hiçbir şeyi olmaz. Bunlar et ve tırnak gibi bir bütündür. Her zaman söylüyorum; ‘Bayrakları bayrak yapan
üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Kimse bizimle bu konuda böyle bir yarışa girmesin. Biz kafatası milliyetçisi değiliz ve kafatası milliyetçiliği yapanlarla hiçbir zaman bir ve beraber olmadık. Ama bayrak ve vatan konusunda milliyetçilik yapanlarla bir ve beraber oluruz. Farklı siyasi parti de olabilir, önemli değil. Yeter ki mücadelemiz bayrağımız ve vatanımız için olsun. Yeter ki bayrağımız her zaman aynı şekilde dalgalansın. Ve vatanımız bölünmesin, parçalanmasın…”

Başbakan Erdoğan, bu konuda her zaman herkesle birlik ve beraberlik içinde olacaklarını dile getirdi.

Erdoğan, bayramda billboardlarda yer alan afişleri AK Parti’nin Medya ve Tanıtım Başkanlığının hazırladığını ve kendi önüne getirdiğini, kendisinin de seve seve bunu kabul ettiğini söyledi.

Bu afişi hazırlayan AK Parti Medya Tanıtım Başkanı Edibe Sözen başta

olmak üzere, emeği geçenlere de teşekkür eden Erdoğan, ”Çünkü bu kadar güzel, bu kadar vurucu bir tanıtımı bu bayramda yapabildikleri için” dedi.

SİYASİ PARTİLER YASASI

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, Siyasi Partiler Yasasındaki değişiklik konusundaki hazırlıklara ilişkin sorusu üzerine de, böyle bir çalışmanın
yapıldığını, bu çalışmanın başlıklarından birinin siyasetin finansmanı ile ilgili olduğunu belirtti.

Diğer bir çalışmanın Siyasi Etik Yasası, bir diğerinin de Yolsuzluklarla Mücadele Yasası olduğunu kaydeden Erdoğan, bu çalışmaların bitirilmek üzere olduğunu söyledi.

Erdoğan, hazırlanan taslakları kendisi de gördükten sonra Meclis’e getireceklerini ve süratle bunların çıkmasını istediklerini, diğer siyasi
partilerle de bu konuda görüş alışverişinde bulunacaklarını bildirdi.

AA

Gönderen: munzurcan | Ocak 4, 2007

Kayseri’de Çöplükteki Göçük

630885_88240_o.jpgKayseri’de çöplükte pet şişe toplayan bir şahsın, çöplükte yaşanan göçükte çöp yığınlarının altında kalması sonucu başlatılan ve akşama kadar süren arama kurtarma çalışmalarında şahsa ulaşılamadı. Havanın kararması nedeniyle çalışmalara yarın sabah devam edileceği kaydedildi.

28 yaşındaki Necati Özdemir, önceki gün akşam saatlerinde Kocasinan İlçesi’ne bağlı Oymaağaç Köyü yakınlarındaki çöplükte pet şişe toplarken, yaşanan göçük sonucu çöp yığınlarının altında kalmıştı. Kayseri’nin bütün atık maddelerinin bulunduğu çöp yığınının altında kalan Özdemir’i kurtarmak için bugün Ankara’dan gelen sivil savunma ve jandarma kurtarma ekipleri, köpeklerle birlikte arama çalışmalarına başladı. Çalışmalara, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri ve Sivil Savunma Müdürlüğü ekipleri de katıldı. Büyükşehir Belediyesi’nden getirilen bir iş makinesi de çöp yığınlarını açmak için çalışmalara başladı. Akşama kadar yapılan aramalar sonucunda Necati Özdemir’e ulaşılamadı. Hava karardığı için çalışmalara ara veren kurtarma ekipleri, yarın sabah’tan itibaren çalışmalara devam edecek.

Gönderen: munzurcan | Ocak 3, 2007

Kıskançlık pahalıya patladı: 3 yıl hapis

SAMSUN-İHA  03.01.2007 TSI 12:40

Samsun’da 2 çocuk annesi bir kadın, başka kadınla ilişkisi olduğunu iddia ederek kıskandığı kocasının üzerine uyurken tencerede ısıttığı kızgın yağı döküp, omzundan ve sırtından olmak üzere 4 yerinden bıçakladığı iddiasıyla yargılandığı mahkeme tarafından 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Kadıköy Mahallesi’nde meydana gelen olayda, bayan kuaför dükkanı sahibi 2 çocuk annesi Kadriye Ş.(35), başka kadınla ilişkisi olduğunu iddia ettiği 17 yıllık eşi Mehmet Ş.’nin(40) üzerine evlerinde uyuduğu sırada tencerede ısıttığı kızgın yağı döküp 4 yerinden bıçakladığı iddiasıyla gözaltına alındı. Bir denizcilik şirketinde çalıştığı öğrenilen Mehmet Ş., ambulansla Samsun Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı ve 3. derece yandığı ve hayati tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle Ankara’ya sevk edildi. Olaydan sonra tutuklanan Kadriye Ş.’nin, Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına bugün devam edildi. Olaydan sonra tutuklanan ve eşinin kendisinden şikayetçi olmaması üzerine bir önceki duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere tahliye olan Kardiye Ş., eşini kasıtlı olarak yakmadığını belirterek, takdiri mahkemeye bıraktı. Mahkemeye heyeti Kadriye Ş.’yi ağır tahrik altında adam öldürmeye teşebbüs suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırdı.
Kadrişe Ş., bir önceki duruşmada verdiği ifade de, bir aile tartışması sonucu olayın meydana geldiğini belirterek, “Kazaen oldu. Kesinlikle bir kastım yoktu. Eşim arada bir eve alkollü geldiğinde beni döverdi. Zaman zaman eve alkollü ve geç geldiği için tartışmamız olurdu. Olay sabahı mutfakta çocuklara patates kızartmak istedim. Eşim 15 gün eve gelmediği için tartıştık. Tavaya kolu çarptı. Kazaen yağ üzerine döküldü. Ben kahvaltı hazırlıyordum ve patates bıçağı elimde idi. Eşim üzerime gelince korktum ve bıçakladım. Kasten bir şey yapmış değilim, suçsuzum” diye ifade vermişti.
Olayda bıçaklanan ve kızgın yağ ile yandığı için uzun süre hastanede tedavi olduktan sonra duruşmaya katılan Mehmet Ş. ise yine bir önceki duruşmada verdiği ifadede, “Gece eve geç gittim. Eşimle tartıştık. 15 gün eve gitmemiştim. Sabah kalktığımda eşim patates kızartmak için hazırlık yapıyordu. Tartışmamız devam etti. Yağ tavasına çarptım ve yağ koluma ve karın bölgemin bir kısmına döküldü. Sonra ben de diğer odaya giden eşimin peşine gittim. Elinde bıçak verdi. Eşim benden korktu. Arkamı dönüp ‘beni bıçakla’ dedim. 4 kez bıçakla vurdu. Eşim evden dışarı kaçtı. Sesler üzerine çocuklarım geldi ve beni hastaneye götürdüler. Eşimden şikayetçi değilim” diyerek eşinden şikayetçi olmadığını söylemişti

STANBUL  03.01.2007 TSI 13:40

Türkiye gazetesi başyazarı tarihçi Yılmaz Öztuna, “Eskiden terör mahalli idi. Filistin’de, Latin Amerika’da, Afrika’nın herhangi bir yerinde olurdu. Ancak milenyum ile birlikte terör küreselleşti” dedi. TGRT HABER TV’de canlı olarak yayınlanan “Çerçeve’den Yansımalar” programında Türkiye gazetesi Genel Yayın Müdürü Fuat Bol ile yazarı İsmail Kapan’ın bu haftaki konuğu, tarihçi Yılmaz Öztuna oldu. Öztuna, 2006 yılının ele alındığı programda, Bol ile Kapan’ın sorularını cevaplandırdı.

HEYECAN DOLU BİR SENE
2006′nın bütün dünyada heyecan içinde geçen bir yıl olduğunu belirten Öztuna, “Bence heyecanın büyüğü Irak’ta tecelli etti. ABD bu heyecanın altından nasıl kalkacak, bu suallerle meşgul olduk” dedi. Avrupa Birliği cephesinde Türkiye’yi atlatmak, ertelemek teşebbüslerinin bulunduğunu hatırlatan Öztuna, Kıbrıs meselesinin yine en çok konuşulan konulardan olduğunu söyledi. Öztuna şöyle devam etti: “Türkiye sathında ise şimdiye kadar olmadığı gibi seçim ve Cumhurbaşkanlığı meselesi yaşandı. Bu tartışmalar çok erken başladı. Zannedersem AB’nin herhangi bir demokrasisinde bile böyle erken başlangıç olmamıştır. Hatta tehditkâr bir seviyeye kadar çıkmıştır, Türkiye’yi meşgul etmiştir. Aynı şekilde erken seçim de çok hararetli tartışılmıştır. Bu da Türkiye’yi bir hayli meşgul etmiştir. İşte yine laiklik münakaşaları falan gündemi kaplamıştır. 2006 yılında ekonomik bakımdan ülke çok iyi ivme kazanmıştır. Çok iyi sonuçlar elde edilmiştir.”

BARIŞ ÜMİTLERİ BOŞ ÇIKTI
Milenyuma büyük umutlarla girildiğini kaydeden Yılmaz Öztuna, “Bütün dünya daha fazla refah beklentisi içindeydi, açlık sıkıntısı, sari hastalıklar gibi dünyanın başında ne büyük belalar varsa bunların yok edileceği beklentisi vardı. Savaş olmayacağı beklentisi hakimdi. Böyle olmadı ama… Terör şimdiye kadar mahalli idi. Filistin’de, Latin Amerika’da, Afrika’nın herhangi bir yerinde olurdu. Ancak milenyum ile birlikte terör küreselleşti. Ladin terörü evrensel hale getirdi. Amerika’nın kalbine kadar geldi terör. New York’un simgesi haline gelen kuleler yerle bir oldu. Daha mahalli hareket eden terör örgütleri de dünyaya açıldı. PKK, Hamas gibi… Terör Latin Amerika kökenli bir deyim iken bir anda Ladin ile birlikte Orta Doğu kaynaklı haline geldi” diye konuştu.

ABD’NİN ASYA PLANI
Yılmaz Özturna, 11 Eylül’den sonraki beş yılı nasıl değerlendirdiği yönündeki soruya ve ABD’nin Asya planı ile ilgili de şu açıklamalarda bulundu: Afganistan’ı işgal eden ABD bu ülkenin askeri gücünü yok etti ama ondan sonra ne yapacağını bilemedi. Planın ikinci kısmı yoktu. Halkın davranışlarını, politikacıların tavırlarını hesaplayamadı. Demokrasi getireceğim dedi ama bunu başaramadı. Bunun daha önce de bir örneğini gösteremediği için aynı planı Afganistan’da başarı ile uygulayamadı. Bu da tecrübesizlikten kaynaklanan bir olaydı.

ABD MUTLAKA GELECEKTİ
ABD’nin Asya’daki politikasının kısa süreli olmadığını belirten Öztuna, 11 Eylül terör olayları olmasa bile ABD’nin bir şekilde bu bölgeye mutlaka geleceğini belirtti. Öztuna, “11 Eylül olayları olmasa bile ABD başka bir sebep bulacaktı. Bir şekilde mutlaka gelecekti Asya’ya. Çünkü enerjiyi mutlaka kontrol etmek zorundaydı. ABD’nin Asya ilgisi azalmayacak bundan sonra artarak devam edecektir. ABD asla Asya’dan çekilmeyecektir. Riga’da yapılan NATO zirvesi bunun en açık göstergesidir. ABD, Rusya’nın burnunun dibinde NATO zirvesi düzenleyerek, Asya üzerindeki politikalarına dikkat et, demiştir” dedi.

MEZHEP SAVAŞI ÇIKMAZ
Orta Doğu’daki özellikle Irak’taki durumun sadece bu ülke ile sınırlı kalacağına inandığını söyleyen Yılmaz Öztuna, İslam dünyasını sarabilecek bir mezhep çatışmasına asla ihtimal vermediğini söyledi. “İslam dünyası böyle bir tuzağın içine düşmez” diyen Öztuna, şöyle devam etti: “İran-Irak savaşında gördünüz. 8 yıl sürdü. Ama İslam dünyası iki tarafa da uzak durdu. Olaya bir Sünni-Şii savaşı olarak bakmadı. Mezhepler savaşının önündeki en güçlü olay milliyetçilik. Sonunda İslam dünyası milliyetçilik ile mezhepler savaşının önüne geçecektir. Mezhepler savaşına ihtimal vermiyorum.”
* Orta Doğu’daki diğer gelişmeleri de değerlendiren Öztuna, buradaki Filistin olaylarına dikkat çekti. Öztuna şunları söyledi: “Burada İsrail, ABD’nin desteğiyle bir devlet kurdu. Dünyanın her yerinden Yahudiler gelip buralara yerleştirildi. İsrail ile başa çıkamayan terör örgütleri de kendilerine ABD’yi hedef seçti. Washington ve New York’ta vurulan ABD hemen ardından bunun intikamını almaya girişti. Orta Asya’yı, Orta Doğu’yu kapsayan bir plan geliştirdi. ABD’nin planı terörü çıktığı yerde yani Arap ülkelerinde vurmaktı. Ancak bunların ötesinde ABD’yi Asya’ya getiren en önemli mesele enerjidir. Dünya petrolünün ve gazının üçte iki rezervi bu bölgededir. ABD’yi bu bölgeye getiren en önemli mesele işte budur.”

BAŞBAKAN OLAN CUMHURBAŞKANI NEDEN OLMASI
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz Öztuna, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına aday olacağına inandığını söyledi. Öztuna, “Bir tez var; Erdoğan adaylığı konusunda sessiz kalarak, muhalefeti konuşturuyor, tartışmaların yaşanmasını sağlıyor, diyorlar. Böyle bir teze katılmıyorum. Bu tartışmaları başlatan Başbakan değil muhalefettir. Başbakan bu tartışmaların Türkiye’ye zarar verdiğini çok iyi biliyor onun için sessiz kalıyor. Başbakana ısrarla söyletmek istiyorlar; adaysan adayım de, değilsen değilim de diye… Ama bunu her iki şekilde cevaplasa da Türkiye’ye zarar verir. Başbakan çok doğru bir politika yürütüyor. Başbakan bu duruşu ile istikrarı da devam ettiriyor, Türkiye’ye zarar verecek olayların da önünü kesmiş oluyor. Bu aşamada, benim fikrimi sorarsanız Başbakan aday olacak gibi geliyor. Tabi karar yine kendisine aittir ama görünüş böyle” şeklinde konuştu. Türkiye’nin çok erken seçim tartışmalarına başladığını söyleyen Öztuna, şöyle devam etti: “Erdoğan’ın adaylığı konusundaki tartışmaları sağlıklı bulmuyorum. Bir Başbakanın Cumhurbaşkanı olamayacağını söylemenin hukukta yeri yoktur. Kabul edemiyorum. Yapılan itirazları nezaketsizlik olarak görüyorum. İtiraz edenler niçin itiraz ediyor bu konuşulmuyor.”
CHP’ye de eleştirilerde bulunan Öztuna, “Türkiye”de CHP”nin dışındaki her iktidar bir siyasi tartışma konusu olmuştur. DP iktidara geldiği zaman Genelkurmay Başkanı, İsmet İnönü”ye gidip bu seçimi iptal edelim mi diye sormuştur. Maalesef durum böyledir. Bu zihniyet demokrasiyi değil cumhuriyeti savunmuştur. Menderes’i, Özal’ı, Demirel’i beğenmemiştir. CHP’nin karşısındaki bütün iktidarları, yerimizi gasp etti, diye tanımlamıştır. Milliyetçiliği mahkum etmiş, halkın iradesini hiçe saymıştır” dedi

Gönderen: munzurcan | Ocak 3, 2007

CHP’nin sandalye sayısı 153′e düştü

CHP’nin sandalye sayısı 153′e düştü

Büyükcengiz’in ölümüyle TBMM’deki son durumda boş sandalye sayısı 6′ya yükseldi.

03 Ocak 2007 14:34
Konya Milletvekili Nezir Büyükcengiz’in trafik kazasında yaşamını yitirmesiyle CHP’nin TBMM’deki sandalye sayısı 153′e düşerken boş milletvekilliği de 6′ya yükseldi.

Büyükcengiz’in ölümüyle TBMM’deki sandalye sayısı şöyle oldu:

Adalet ve Kalkınma Partisi : 354

Cumhuriyet Halk Partisi : 153

Anavatan Partisi : 21

Doğru Yol Partisi : 4

Halkın Yükselişi Partisi : 1

Sosyal Demokrat Halk Partisi : 1

Genç Parti : 1

Bağımsız : 9

Boş : 6 Toplam : 550

Eski Gönderiler »

Kategoriler

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.